Yusuf Ziya Döger

Yusuf Ziya Döger, 1966 yılında Bingöl’ün Solhan ilçesine bağlı Guev köyünde doğdu. İlk eğitimini köyündeki medrese hocalarından dini eğitimini aldıktan sonra, on yaşında Solhan Yatılı Bölge Okulunda eğitim hayatına başladı. Ailesinin Elazığ’a göç etmesine rağmen ilkokul öğrenimini söz konusu kurumda tamamladı.

Daha sonra ortaöğretim sürecini Elazığ İmam Hatip Lisesinde yatılı olarak sürdürdü ve mezuniyetinin ardından İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nden lisans derecesiyle mezun oldu. Akademik çalışmalarına devam ederek doktora yapmak istemesine karşın, dönemin bölüm başkanının yaklaşımı ve Kürd kimlik temelli gerekçeler nedeniyle akademik kariyerine devam etmesi engellendi.

Meslek hayatına ekonomik koşullar gereği özel dershanelerde felsefe grubu öğretmenliği yaparak başladı. 1998 yılında eşinin geçirdiği ciddi sağlık sorunları nedeniyle dershanelerdeki görevini sürdüremedi ve 1999 yılında Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde öğretmenliğe atandı. Türkiye’nin çeşitli illerinde lise ve fen liselerinde felsefe öğretmeni olarak görev yaptı. 2021 yılında emekli olduktan sonra doğduğu köye yerleşerek yaşamını burada sürdürmektedir.

Yazın hayatına 2010 yılında öğrencilerinin teşvikiyle adım atan Döger, çeşitli internet sitelerinde günlük ve haftalık yazılar kaleme aldı. Ailesinin ve köyünün tarihine dair araştırmaları sonucunda, 1927 yılında yaşanan Peçar Tenkil Harekâtı’na ilişkin bilgi ve belgeleri “Pêçar Tenkil Harekâtı / 1927” adlı eserinde derledi. Söz konusu kitabın yayımlanmasının ardından Millî Eğitim Bakanlığı tarafından hakkında dava açılmış ve görevden uzaklaştırılmıştır. Ancak açtığı karşı dava neticesinde mahkemenin yürütmeyi durdurma kararıyla görevine iade edilmiştir. Döger’in öğretmenlik yıllarında yayımladığı bir diğer eseri ise “Kürd Aşiretlerinde Alan Koruma” kitabıdır. 

Kaleme aldığı makale ve kitaplarında düşüncelerini açıkça ifade etmesi nedeniyle çeşitli soruşturma ve kovuşturmalarla karşı karşıya kalmıştır. Buna rağmen entelektüel üretimden vazgeçmeyerek, düşünsel alanın gelişimine ve yeni bir zihinsel inşa sürecine katkıda bulunmayı sürdürmüştür.